17 Eylül 2013 Salı

Gezi Günlüğü: Dalyan


Gezi Günlüğü:1.Gün İzlenimleri
Yolunuz Bodrum'a düşerse Yakaköy'de Dibeklihan görülmeye değer ve oradaki kültür sanat etkinlikleri de. Ebrû Sanatçısı çok değerli Nuri Pinar hocamın sergisi Han içinde Dibek Sofrası'nda. Kaçırmayın ve ziyaret edin. Sergi için son tarih 23 Ağustos...Bu Sergiden öğrendiklerim sadece sanata ilişkin değil aynı zamanda ismine ilişkin. Farsça kökeni der ki Bulut; Arapça kökeni der ki Suyun Yüzeyi. Bu sanatla uğraşan gerçek usta Nuri Pinar hocam, entelektüel birikimini pekçok konu ile ilgili bizimle paylaştı.
Ve birçok moladan sonra varılan nihai nokta Dalyan...Güne Engin Deniz Eris in bize yüksek enerji ile katıldığı keyifli kahvaltı ile başladığım ve yol arkadaşım Damla ile tatlı seyahatin son durağı bugün...
Diğer populer destinasyonlar ile karşılaştırıldığında sakin, daha çok İngiliz turistlerin olduğu ve yine yabancılara 10 eurodan başlayarak pazarlanan ve satılan konaklama olanakları... Düşündürücü...
Mutlu görünen ve kovalanmayan sokak hayvanları ile huzurlu görünen yüzler ilk izlenimler. Bugün Dalyan'a merhaba dedik yarın ilgilenenlere izlenimlerim ile gözlemleri aktarmaya devam. Misyonum bu olsun;)
 



Gezi Günlüğü 2: Dalyan'dan bugün Yuvarlakçay'a yol tuttuk. Beyoba, tesisleri, tandırı ve Alabalık ile; Yuvarlakçay da sıcaktan bunalanlara coşku ile akan kaynağın serinlik sunduğu doğa harikası özelliği ile ün salmış. Kendine güvenenler çi...vi gibi kaynak suyunda yüzerken, geri kalanlar son derece lezzetli yemekleri yiyebiliyorlar. Biz Çınar rest'da idik ve oldukça kalabalık olsa da mümkün olduğunca talebe yetişmeye çalışan bir tesis. 10 üzerinden 7 diyelim;) Bu arada arzu edenler jeepler ile dağın tepesine, kaynağın çıktığı noktaya tırmanabiliyorlar...
Oradan yol Köyceğiz'e yönlerdidi bizi. Küçücük, huzurlu ve sakin. Nem yüksek ve sıcaklık korkunç:/ Arzu eden karayolu ile antik Kaunos'a gitmeyi tercih edebilir; biz tekne ile gideceğimiz için ufak bir tur Köyceğiz'in sevimli atmosferi için bu defalık kafi geldi. En çok hayrına yapılan çeşme ilgimizi çekti ki çok özenilmiş, Allah kabul etsin diyerek bir nebze serinledik ve resim çekilmeyi ihmal etmedik, ah biz kadınlar;)
Ve son ziyaret noktamız İztuzu plajı... Dalyan'a girdikten sonra yaklaşık 11 km süren yol, sizi doğa harikası, yaklaşık 4-5 kim uzunluğunda koya ve plaja çıkarıyor. Bildiğiniz ince kum ve bu nedenle de Caretta Caretta'ların yumurtalarını bı...raktıkları bir plaj. Etrafı dağlar ile çevrili uzun bir plaj, batan güneş, Carettaların izlerini taşıyan kumlar!.. Şiir gibi. Bir de Caretta hastanesi var ki Türkiye'nin her köşesinden tedavi için grlen Carettaların şifa evi... İztuzu ve Dalyan arası yolda sakın Nar Danem'e uğrayıp buz gibi antioksidan nar suyu içmeyi unutmayın. Gerek tasarımı, gerek sunumu, gerekse ürünü ile bence çok güzel bir girişimcilik örneği...Mutlaka görülmeli
 

Gezi Günlüğü 3: Üçüncü gün meşhur tekne turu günü;) Ancak tekneler inanılmaz kalabalık, en az 20 kişilik gruplar. Bir başka seçenek de kişiye özel turlar. Eğer biraz daha fazla öderim derseniz şiddetle tavsiye ederim. Güzergahlara kaptan ile birlikte karar veriyor hatta benim gibi iyi şoförseniz;) tekneyi kaptanla ortaklaşa kullanabiliyorsunuz. Biz münferit turumuzu ayarladık ve sazlıkların arasından Sultaniye Kaplıcalarına vardık. Komik sahnelerle dolu olsa da çamur vücunuzda kuruduktan sonra duşunuzu aldığınızdaki keyif eminim kirlenmeye değecektir. Şifa için gelenler bungalowlarda ormanın içinde konaklıyorlar, doğa gerçekten bir harika! Kaplıcanın kapalı ve açık iki sıcak su havuzu var. Kısa aralıklarla kürü uygularsanız sağlığa iyi geldiği söyleniyor.
Kaplıca sonrası Kaya Mezarları'nın önünden geçerlen büyülendim ve vardığımız nokta Kaunos antik şehri oldu. Eminim çok kişi Kaunos'u bilmiyor, büyük kayıp. Muhteşem manzarası ile büyüleyici. Antik tiyatrodan Sülüklü Göl'ün seyrine özellikle güneş batarken doyum olmuyor. Şanslıydık ki elinde Viyolonsel ile gelen bir İngiliz ve arkadaşları bize muhteşem bir klasik müzik keyfi yaşattı, bu milyonda kaç şanstır bilmiyorum ama biz bugun işte o şanslılardık.
Oyle şanslıydık ki tekneden indiğimiz alan ile kent arası 1 km ve 73 yaşında bölgenin yerlisi amca, bizi traktörü ile tekneye kadar bıraktı. Buradaki önemli ayrıntı şu ki; Dalyan halkı çok canayakın, çok misafirperver ve turiste çok alışık. Yardımseverlikleri ve güleryüzleri şahane...
Tekne turu bitimi yorgunluk olsa da muhteşem doğada Dalyan Kanalı, Köyceğiz Gölü, Kaya Mezarları, sazlıklar ve çam kokusu dolu ormanları ömürlük...Biz günümüzü canlı müzik yapan Jazz Bar'da yaptık. Muhteşem bir ses, yorum ve kaliteli müzik... Bir de barın herakşam bir misafiri varmış, bu akşam benim ayak dibimi seçti ben de adını Whiskey koydum;) Kalın sağlıcakla, turumuza yarın devam...
 

Gezi Günlüğü 4: Bugün sakin, bugün biraz dinginlik günü idi. Günün en güzel gelişmesi çokkk tatlı dostlarla buluşmak, sokakta özgür yaşayan birbirinden sevimli köpekleri sevmek, onları ödüllendîrmek ve bir tutam sevgi paylaşmaktı. Yarın yolculuk Akyaka ve Gökova... Baki sevgiler;)
 
Gezi Günlüğü 5: Ve dönüş günü; last but not the least;) Sabah köy kahvaltısı Gölbaşı restoranda yapalım dedik, tavsiyeleri dinleyerek. İyi ki iyi ki! İztuzu plajına giderken yol üzerinde sağda kalan ve göl üzerinde yer alan restoran tam bir... habitat. O kadar güzel bir atmosfer ki. Düşünün ki karşınızda sazlar su akıntısı yüzünden hafif hafif sallanıyor, berrak bir gökyüzü, sabahın erken saatleri, oturduğunuz yerde başınızın üzerinden sakalar uçuyor, onlarca su kaplumbağası, yüzlerce kefal ve küçük balıklar ve arada bir grubunu bozmadan büyük bir gürültü ile kaplumbağaların arasına dalarak ilerleyen ördekler! Nasıl cabbarlar, sanıyorsunuz ki "dağılın burada biz vardık sizden evvel" der gibi. Tabii ben, hayvanları birarada görünce çocuklardan çok daha şendim, ben kendimi kaplumbağa, balık ve ördek beslemeye verip, onları hayranlıkla seyrederken Damla da fotoğraflamayı ihmal etmemiş;)
 
Dönüş yolunda bir görev bizi bekliyordu;) Azmak Koyu'nda canlı bir akvaryum seyri! Eğer Güney Ege'den yukarı doğru çıkıyorsanız, mutlaka, Gökova/Akyaka sapağına girip, tekne ile küçük bir akvaryum turu yapın. Sudaki canlıları, o berraklığı ...görünce yaradanın mucizesine hayran kalacak ancak sazlıkların dibinde, suyun yüzeyinde biz insanoğlunun attığı pet şişe, karton tabak, çöp vb atıkları görünce de bunun eğitimsizlikten mi vicdansızlıktan mı yoksa vurdumduymazlıktan mı olduğu sorgulayacaksınız.

Azmak koyunda derinlik yer yer 10 m, su sıcaklığı da yaklaşık 10 derece. Gölde kefal ve yılanbalıkları çoğunlukta. Bir de sazlıklara konsn rengarenk kelebek ve diğer böcekler;) Avlanmak ve tüple dalmak yasak olsa da koy kenarında mangal yakanları görünce, mangalın da yasak olduğu alanda daha nice yasaklar deliniyor acaba diye düşünüyor insan! Diyeceğim şu ki ülkemiz cennet! Trilyonlarca yatırımlarla yaratılan onca suni bölge varken, bizim yurdumuzda doğal olanına sahip çıkmak gerek, en azından çocuklarınız için yapmalısınız!
Öte yandan günahsız hayvanlar, kendi habitatlarında çok mutlular oysa az ileride İztuzu Plajı'nda yer alan Caretta Rehabilitasyon Merkez ve Hastanesin'nde teknelerin pervanelerinden bacağı kopmuş, kafası yaralanmış, darbe almış kaplumbağalar üniver...site gönüllüleri tarafından tedavi altındalar! Heryere, her alana tecavüz eden insanoğlu yaşam döngüsünde başka canlıların aleyhine kırılmalara neden oluyor! Ben bu görüntüyü anımsamak ve benim de sizin de malesef ait olduğumuz, insanoğlunun yarattığı o olumsuz görüntülere hiç şahit olmamak istedim... Gezi günlüğü bu bölüm için sona eriyor! Önemli bir günde eve dönüp, şükrettim ki evimdeyim ve hayattayım...Zira bugün 17 Ağustos. Hayat insana dayanmayı ve kabullenmeyi öğretiyor. Doğal Afetler canları alıyor, ancak alınan canların afetten çok insan hata ve ihmalinyüzünden olduğunu öğrendiğinizde kanınız donuyor. Doğa karşısında çaresizsiniz ancak doğadaki canlıların yaşam haklarını hatalarınız ve ihmalleriniz ile ellerinden almamak konusunda emin olun çare sizsiniz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder